Welcome to our New Forums!

Our forums have been upgraded and expanded!

Bizi rahatlatacak felsefe ve meditasyon hakkında

kleazs

New member
Joined
Oct 14, 2024
Messages
45
Fight Club'da da gördüğümüz üzere gerçekten de sahip olduklarımız bizlere sahip oluyor. Yani yakındığımız şey atıyorum, para ve cinsellik olsun. Para ve cinsellik için tabi ki çaba yahut emek sarf edeceğiz. İkisi de gökten gelmiyorlar. Ama demek istediğim bunları takmamamız lazım. Üzerinizdeki yükün hafiflediğini siz de hissedeceksiniz, rahatlama gelecek. Ve inanın takmayınca, daha çok geliyor bu ikisi. Ben farazi örnek verdim, artık neyden yakınıyorsanız hayatınızda size kalmış. Yani kaçan kovalanır olayı var hayatta gerçekten de, tabi ki oturup buzlu bademle bir karşı cinsin size yazmasını beklerseniz o asla olmayacak ama bunu hayatın merkezine koyup ben eziğim, kimse bana yazmıyor demeyin. Takmayın boşverin, rahat takılın. Chilleyin. Her şey çok daha güzel olacak böylece. Demek istediğim bu, doğru anlaşılması için uzun yazdım. Sonra meditasyonla ilgili de şunu söylemek istiyorum. Ben cıvıl cıvıl, işte chakra sesli, kuşlar, ormanlar vesaire dinleyerek yapıyordum ki, bunun kendim için yanlış olduğumu fark ettim ; ve karar aldım daha satanik, daha karanlık, daha kontrollü ve anlamlı, sadece gözlerini kapatmaktan ibaret olmayan meditasyonları yahut müzikleri dinleyeceğim. Siz de bunu deneyebilirsiniz, birisinde su sesi, yağmur sesi işe yararken diğerinde ise daha karanlık, daha gotik bir meditasyon tarzı işe yarayabilir. O yüzden meditasyonu bırakmayalım, ne olursa olsun. Sizleri seviyorum SS'ler, ışık üzerinize olsun, selamlar hepinize
 
Kendim için bir meditasyon oluşturmuştum, beni rahatlatan bir meditasyon. Gece, okyanusun ortasında kendimi hayal ediyorum ve gökyüzünde ay var. Sonra kendimi okyanusa bırakıp yavaşça batıyorum. Ellerimde ve ayaklarımda dört tane zincir var ve bu zincirler, hayatımda baş edemediğim veya sürekli aklımda olan düşüncelerimi simgeliyor. Bu düşünceleri çözene kadar batmaya devam ediyorum ve okyanusun sesini işitiyorum. Bir düşünceyi kırdığımda, zincirimi de kırmış oluyorum. Tüm zincirler kırılınca, okyanusun yüzeyine tekrar çıkıyorum. Bu, benim oluşturduğum bir düşünce meditasyonu.
Ve size katılıyorum, evet, serbest olup bırakalım, hayat nehir gibi akıp gitsin. Ne negatif olup umutsuzluğa kapılmalıyız, ne de pozitif olup daha sonrasında hayal kırıklığına uğramalıyız.
 
Ne zaman olumsuz bir şey olsa hayatımda, tam tersi yaptığımda olumsuz olmaktan çıkıyor. Aslında gerçekten takmayınca ve kaçan kovalanır mantığı yarıyor. Ne zaman kendimi fazla stresli hissetsem bunu bilinçli hale getirip “Hadi bir şeylere stres yapalım” diyerek bilinçli farkındalığa getiriyorum olayı ve birden bire stres falan kalmıyor.

Mesela geçmişte de sigara içme isteği geliyordu kontrolsüzce. Ve durup yine aynı şeyi yapıyordum, kendimle savaşıp sigarayı bırakıp bırakmama konusunda çatışmaktansa, “Hadi bir sigara içeyim” diyordum. Bunu bilinçli halde söyleyince ne kadar saçma bir şey bu sigara diye vazgeçiyordum.
 
Kısaca bir noktada her daim kanıt aramak isteyeceksiniz. Eğer zihniniz yanılsamaya açıksa bu kendi etkimizle de şekillenebileceği anlamına gelir. Ve sadece düşüncelerimizi dağıtmak bizi rahatlatacaksa zihninizi yalnızca doğru düşüncelerle ve geçmişte olan örneklerle beslemek onu iyileştirmeye fayda sağlar.

Kafa karışıklığından bahsettiniz. Bir dönem benzer bir sorun yaşamıştım; TG Blitzkrieg bana bunun için Mannaz rününü içime çekip onaylayabileceğimi söylemişti. Rünleri tek başına hızlı şekilde kullanmak oldukça etkilidir. Birden fazla runede Sowilo gibi bağlayıcı enerjilerde kullanırız.

"Xaji" yukarıda zihne proaktif etkinin güzel bir örneğini vermiş.

Takmayın boşverin, rahat takılın.
"Boşver" demiyorum bir şeyler için endişelenmezin ve belkide gelecek hakkında endişeye kapılmanız doğal, bu size sağlıklı bir motivasyon bile verebilir; ben kalbinize neyi koyduğunuza dikkat edin diyorum, insan yaşadığı gibi ölür. Ruhunuzu neyle beslerseniz size onu verir.

İyi akşamlar.
 
Fight Club'da da gördüğümüz üzere gerçekten de sahip olduklarımız bizlere sahip oluyor. Yani yakındığımız şey atıyorum, para ve cinsellik olsun. Para ve cinsellik için tabi ki çaba yahut emek sarf edeceğiz. İkisi de gökten gelmiyorlar. Ama demek istediğim bunları takmamamız lazım. Üzerinizdeki yükün hafiflediğini siz de hissedeceksiniz, rahatlama gelecek. Ve inanın takmayınca, daha çok geliyor bu ikisi. Ben farazi örnek verdim, artık neyden yakınıyorsanız hayatınızda size kalmış. Yani kaçan kovalanır olayı var hayatta gerçekten de, tabi ki oturup buzlu bademle bir karşı cinsin size yazmasını beklerseniz o asla olmayacak ama bunu hayatın merkezine koyup ben eziğim, kimse bana yazmıyor demeyin. Takmayın boşverin, rahat takılın. Chilleyin. Her şey çok daha güzel olacak böylece. Demek istediğim bu, doğru anlaşılması için uzun yazdım. Sonra meditasyonla ilgili de şunu söylemek istiyorum. Ben cıvıl cıvıl, işte chakra sesli, kuşlar, ormanlar vesaire dinleyerek yapıyordum ki, bunun kendim için yanlış olduğumu fark ettim ; ve karar aldım daha satanik, daha karanlık, daha kontrollü ve anlamlı, sadece gözlerini kapatmaktan ibaret olmayan meditasyonları yahut müzikleri dinleyeceğim. Siz de bunu deneyebilirsiniz, birisinde su sesi, yağmur sesi işe yararken diğerinde ise daha karanlık, daha gotik bir meditasyon tarzı işe yarayabilir. O yüzden meditasyonu bırakmayalım, ne olursa olsun. Sizleri seviyorum SS'ler, ışık üzerinize olsun, selamlar hepinize
Düşüncenin temel mantığını anlıyorum ve güzel noktalara değiniyorsun. Özellikle bağımlılık konusu önemli; çünkü gerçekten de sahip olduğumuz şeyler zamanla bize sahip oluyor, bizi yönetmeye başlıyor. Ancak burada ufak bir noktaya dikkat çekmek istiyorum

Kaçan kovalanır mantığı her zaman doğru değildir. İnsan doğası gereği, ulaşılamaz olanı daha değerli görme eğilimindedir ama tamamen umursamaz bir tavır takınmak da güçsüzlükle karıştırılmamalı. Özgüven ve bağımsızlık çekici olsa da, hayatın içinde aktif rol almak, hedeflerini bilinçli olarak kovalamak da önemlidir. Hiçbir şey yapmadan sadece rahat takılarak istediklerimize ulaşamayız. Eğer birini etkilemek istiyorsak, statümüzü, duruşumuzu ve kendimizi geliştirmemiz gerekir. Kadın ve erkeğin cinsel stratejileri doğası gereği farklıdır, dolayısıyla aynı kurallar her iki cinsiyet için birebir geçerli olmayabilir Kadınlar için çekicilik genellikle pasif bir unsurken, erkeklerin aktif olarak bunu inşa etmesi gerekir genelde (kızların güzel olması yetiyor etkilenmemiz için kabul edelim beyler).

Meditasyon konusuna gelince, kişisel tercihler burada çok önemli. Benim görüşüm, meditasyonu müziksiz yapmaktır çünkü müziği bir bağımlılık olarak görüyorum. Eski insanlar yanlarında telefon kulaklık ya da bir müzik çalar taşımıyordu, meditasyonlarını tamamen kendi zihinleriyle yapıyorlardı. Bu yüzden kendime karşı biraz acımasız davranarak, gürültülü ortamlarda bile zihinsel odaklanmamı korumaya çalışıyorum. Ne kadar doğru bilemem, sonuçta bu tamamen kişisel bir tercih meselesi.

ne olursa olsun. Sizleri seviyorum SS'ler, ışık üzerinize olsun, selamlar hepinize
Bilmukabele Işığın daim olsun enerjin hep yüksek kalsın
 

Al Jilwah: Chapter IV

"It is my desire that all my followers unite in a bond of unity, lest those who are without prevail against them." - Shaitan

Back
Top